7 Aralık 2010 Salı

İLK GÖZ AĞRIM


2003 yılının sonlarına doğru gazetenin kitap ekinde, e-edebiyat siteleriyle ilgili bir yazı gördüm. Hepsini okudum, birkaçını da internetten ziyaret ettim. Sadece bir tanesi çok sıcak göründü. Diğerleri de bu site kadar kaliteliydi, ama bu sitede bir şey vardı beni çeken. O anda anlayamadım bunu. Sezgisel bir çekim...
Siteye eklenen yazıları, forum sayfalarını, yazıların altına yazılan yorumları okudum. Şu an blogçulukta ulaştığıma benzer bir arkadaşlık ve paylaşım havasını gördüm orada da. Gerçi yazıların içerikleri blogçuluktan farklıydı. Çoğunlukla deneme, anı, öykü, derleme vb tarzlarında yazılıyordu sadece; günce tutmak gibi değildi.

O zamana kadar yazdığım yazıları sadece bir gazetenin ekinde paylaşmıştım, ki sayıca çok azdı. O siteye bir yazımı yollamak istedim, çekinerek de olsa. Bir cesaretle yolladım. Ertesi gün yayınlandığını gördüğümde nasıl sevindiğimi anlatamam. Günlerce eşime dostuma site adresini verip durmuştum. Günde elli kere girer yazımı seyrederdim. Sonra hep yollar oldum. Alta yazılan yorumlarla cesaretim de, özgüvenim de artmakla kalmadı, yeni edebiyat dostları edinmeye başladım. Sitenin adminleri dünya tatlısı bir karı-koca idi. İşte beni içine çeken, peşinden gitmeme neden olan sezgimin bu olduğunu, onların yazdıklarını, paylaşımlarını okudukça iyice anladım. Orada zaten oluşturulmuş olan sıcaklığı hissetmişim meğer.

Bir süre sonra bana sitede bir köşe yazıp yazamayacağımı sordular. On beş günde bir yeni yazı eklemem gerekiyordu, hepsi bu. Tereddütsüz kabul ettim. Epeyce bir süre yazdım. O arada çok güzel dostlar edindim. Hâlâ da devam eden dostluklar. Hatta bir araya da geldik, tanıdık birbirimizi. Ama bu güzel site bir takım sıkıntılar yüzünden kapanmak zorunda kaldı :( Orada yazmaya, yorumlarla çoğalmaya o kadar alışmıştık ki, boşluğu çok koydu.

Uzatmayayım..  Derken yeni isimle, yeni bir formatla yeniden açıldı. Her şeye rağmen aklımız, kalbimiz, anılarımız o ilk sitede kalmıştı. Yıllarca hep orayı andık, özledik... İzlerini kaybettiklerimizi birbirimizin aracılığıyla Facebook'ta bulunca ekrana sarılasım gelmişti.

Geçen hafta gelen bir haberle aynı isimle yeniden geri döneceği haberini aldığımda içim aydınlandı yeniden. Aynı logo ve resimle önümde açıldığını gördüğümde, eskilerde kalmış mahalleme dönmüş kadar duygulandım. Sanki sokaktaki arkadaşlarıma da kavuşmuştum. Yine yazmamı diliyorlar. Elimden geleni yapacağım tabii ki. Kim bilir, belki aranızdan da yazmak isteyen olabilir oraya...

Orası benim ilk göz ağrım. Blog'umun tüm ipleri elimde, istediğim gibi at koşturuyorum burada ve tabii ki burayı da çok seviyorum. Ama oradaki farklı tattan da ayrı kalmayı hiç istemiyor gönlüm. Bakalım iki taraflı götürebilecek miyim, ama deneyeceğim. İyice beyin salatası olmazsam tabii :)

http://www.amatorceedebiyat.com/

23 yorum:

  1. gitme bizi bırakıp, ikisini de idare edersin sen, edemezsen söyle arada bir yazarız sevabına ama sen gitme, buralar gitsin sen gitme

    YanıtlaSil
  2. aaa burayı bırakıcam demedim kiii.. bırakır mıyım hiç ben siziiii..

    YanıtlaSil
  3. Bence de iyi edersin Müge'cim insan mutlu olduğu hemen her şeyi yapabilmeli..:))

    YanıtlaSil
  4. şahane:))
    seni,sana iyi hissettiren her şeyi yapmalısın:)

    YanıtlaSil
  5. Bence sen ikisini de yürütürsün Müge... hatta iki ayrı site yazısı sonra tiyatro kursu, ardından yeni bir yabancı öğrenci misafir, sonracıma iki tepsi börek, bir elbise, bir pantolon diker ve saksıda domates bile yetiştirirsin sen... he heeyyyttt kim tutar be benim Mügemi :))))
    Yaşşa sen :)

    YanıtlaSil
  6. tebrikler; bir ara siteyi inceleyeceğim...

    YanıtlaSil
  7. Sevgili arkadaşlarım, sağolun.. Çok istiyorum yetişebilmeyi. Elimden, beynimden, kalbimden geleni yapacağım.
    Arzu edenler de oraya yazabilir.

    YanıtlaSil
  8. Yoktur eski dost gibisi .

    Gerçekten .

    YanıtlaSil
  9. Merhaba,
    Bir çalışmanız "Bloglardan Seçmeler"de yayınlandı.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil
  10. Sevgili Sabahattin Bey,

    İlginize çok teşekkür ederim. Çok sağolun :)

    YanıtlaSil
  11. sen bu kadar yoğunlukla ev işi/yemek falan yapamazsın Müge. ben gelir yemeklerini yapar giderim. ancak dediğim gibi ütü aslaaaaaaa :))

    ama baksana, momentos araya iki tepsi börek bile sıkıştırabileceğini söylüyor. bir düşün bence teklifimi :))

    YanıtlaSil
  12. Ayucum, valla ben de bu tempoya ne kadar dayanabilirim bilmiyorum :))
    Hafiften yorgunluk emareleri göstermeye başladım zaten. Her yanımdan yapılacak işler listeleri çıkıyor. Önceliklerimi belirlemem lazım.

    YanıtlaSil
  13. Onda öyle bir potansiyel var :)) ama mevsim geçişi onu yordu.. ilk etapta o sitede, bu blogtaki ilk yayımlarını yayınlar biraz vakit kazanırsın. Nereye gidersen git yanında kalem kağıt mutlaka bulundur. Gözüne çarpan veya aklına gelen bir şeyi not almak için, zira puff diye uçup gidiyor Mügecim. Ama önceliğin senin sağlığın, sonra ailenin ve ondan sonra dışa açılırsın. (yaw akıl vermek değil bu sadece güzel bir şey yapmak için çırpınan arkadaşıma destek verebilmek nacizane..) :)))
    Yanındayız her ne olursa...

    YanıtlaSil
  14. Canım Momentoscum,
    Akıl ver ne olacak kiii... başımla bir :) desteğine çok teşekkür ederim.

    Burada yayınladığım yazılarımı oraya gönderemem, çünkü oradakilerin daha önce yayınlanmamış ve başka yerde de yayınlanmayacak yazılar olması gerekiyor. Orayı ve adminlerini o kadar seviyorum ki, yazarak destek olmak istiyorum. Du bakalım, bulurum o kuvveti mutlaka; çünkü arzum yüksek. Gerçi bir "hoşbulduk" yazısı yazdım dün oraya ve bugün yayınlandı. Sevgili adminimiz de çok duygusal bir yazı olduğunu ve sevindiklerini belirten bir mail atmış bana. Çok mutlu oldum.

    Yanımızda kağıt kalem şart!!! Olmadığı zaman da kendime anahtar kelimeler bulup, yazılma potansiyeli olan konuyu unutmamaya çalışıyorum.

    (Not: bugün gene börek yapasım var :)))) )

    YanıtlaSil
  15. Amerika anılarına devam o zaman:) Çok hoşuma gitmişti.
    Gerçekten Amatörce Edebiyat çok değişik, çok güzel, çok samimi ortamdı. Sanıyorum hepimiz çok özledik.

    YanıtlaSil
  16. Ah ah Fatmacım, sen biliyorsun işte!! Ne kadar sevindim yazmana.
    Amerika anılarımdan ne kadar uzaklaştığımı fark ettim :( Ki o günlerime dair içinden bir dolu yazı çıkacak, 2-3 anı defterim var, elden geçmeyi bekleyen.
    İyi ki hatırlattın.. sağolasın :)

    YanıtlaSil
  17. mügecim blogunu yeni gördüm çok güzel.yazıların süpper.blogunu terkedip gitme:(oraya yazılarını gönderebilirsin.izleyicin oldum sewgiler

    YanıtlaSil
  18. Hoşgeldinnn Moda Gezgini'm :)
    Çok teşekkür ederimm güzel sözlerin için, çok mutlu ettin beni!!
    Yok yok burayı hayatta bırakmam, bırakmak istemem, bırakmayı da düşünmedim zaten. Burası benim dünyam..

    YanıtlaSil
  19. ama ben seni izleyemiyorum !?? :(

    YanıtlaSil
  20. Selam Muge, yazmaktan madem bu kadar zevk aliyorsun daha cok insana hitap etmis, seslenmis olursun boylelikle...Ne kadar guzel. Basarilar, senin adina sevindim.
    (Ben de yengec burcuyum soylemis miydim)

    YanıtlaSil
  21. Sağolasın Didemcim, burçdaşım.. elmden geleni yapacağım valla :)

    YanıtlaSil
  22. Müge'cim bence her iki yerde de yazmalısın.
    Oradan da izleyeceğim seni:)
    Başarılar dilerim canım, keyifli yazmalar...

    YanıtlaSil
  23. Özlem'cim sağolasın.. Bakalım becerebilecek miyim :)

    YanıtlaSil

hadi söyleyin bi şeyler :)