26 Ağustos 2011 Cuma

DAYANAMAYAN OKUMASIN

Baktım ki olmuyor, şehre geri döndüm. Hayvanlar alemi belgeseli çekmeye hiç niyetim yoktu zaten. Ama kedisiydi, köpeğiydi derken bir ara şehir havası alayım dedim de, tepemde yarasa vınladı. Bir kurşun döktürmek lazım artık. Suya dökülen kurşun da fare şeklinde olur kesin. Şu mübarek günler yüzü suyu hürmetine artık başka bir hayvan hikayesi daha yazmak nasip olmasın, diye dua ediyorum. Yalnız izin verin, son olduğunu umduğum bir şey daha anlatayım.

Yaz başından beri salonda dolanan bir örümcek vardı. İnanamayacaksınız ama hiç dert etmedim. Böcek korkum yok çünkü. Gerekirse terlik marifetiyle cırt diye hallediyorum (cırt dedim de aklıma Ayşe teyze geldi; kulakları çınlasın, çarşafları cırtlasın). Ama yok, bu örümcek nedense sevdirdi kendini; "git kendini sevdirmeden" demeye kalmadı, şaak diye sevdim. Adını da "Spider-kid" koydum. Türkçe adı ise "Örümcan". Dişiyse de "Örümsu" olsun. Ara ara ortaya çıktıkça büyüdüğüne tanık olmak beni mutlu etti. Neyle beslenir bilmiyordum ama o kendini idare ediyordu. Ağ yapmak isterken biraz da ben tükürsem mi diye düşündüm. Çünkü biz küçükken post-it icat edilmemişti (buradan sonrası biraz mide bulandırıcı. Demedi demeyin, istemeyen, içi kaldırmayacak olan okumasın. Kıyamam ben size) Ben de not yazdığım kağıtları odamdaki gömme dolaba tükürükle yapıştırırdım. Valla çok planlı bir öğrenciydim ben. Yalnız şöyle bir sorun olurdu; planladığım iş bitip de, kağıdı almak istediğimde kağıt tümden çıkmazdı. Yağlı boyanın üzerinde bir miktar kağıt mutlaka kalırdı. Nasıl bir tükürükse artık benimki de. Ne zaman boya badana yapılacak olsa, boyacı kazımak zorunda kalırdı. Böyle bir kimyası olan tükürüğü evcil örümceğimiz ister miydi bilemem. (bu nasıl bir muhabbettir böyle??? a be kadın herkes senin gibi tükürüklü bir meslek mi yapıyor? hadi sen alışkınsın uzayan tükürüklere, şakır şakır akanlarına, bir türlü yutulamayanına ya da tükürülemeyenine.. ama herkes öyle mi?)
Buraya kadar zor dayandıysanız, okumamakta serbestsiniz.. Nasılsa anlamam :)))

Neyse...

Hayvanlar aleminden ufak ufak toplanıp, daha bol insanlı aleme dönme hazırlıklarındayken, anam bi baktım, örümcekciğimizin mahallinde bir süleymancık... Şimdi bunu herkes bilmiyor: kendisi sürüngen familyasından olup, minik boy kertenkeledir. Ten renginde olup, hızlı hareket eder. Tavanda yerçekimine inat düşmeden durur. Ve tabiyatıynen bendeniz bundan da ürkebilir. 
Gerçi eski cengaver yıllarımda kendilerinden bir tanesini, çocuklarımdan korumak adına faraşla kuyruğundan ayırmışlığım da olmuştu; ve o kuyruk da kendi başına zıplayıp durmuştu.. Ben çocukken babam da yapmıştı bunu ve asıl kertenkeleyi gözden kaybetmiştik.. sonra bir baktık kesilen kuyruk asıl bedenin ucundan rejenere olmuş yeniden uzamış.. ama ek gibi duruyordu, eğretiydi yani. Şık değildi.

Şimdi bu yeni peydahlanan süleymancık da pek bir atak çıktı. Zart diye yok oldu. Hadi dedim kediyi, köpeği, yarasayı pek güzel anlatmadım, bari buncaazı güzel anılarla bırakayım. Bir yandan da diyorum ki, ya bu vatandaş Örümcan'ı yerse?? Ya da Örümsu'yu. Buna hakim olmama imkan yoktu. Zira ikisi de kendilerini pek ortaya çıkarmıyorlardı. Onları Allah'a emanet etmekten başka çarem kalmamıştı.

Gel zaman, git zaman (bu da aslında yaklaşık iki günlük bir süredir), bir akşam eşim salonda Örümcan'ı görüp peşinden gidip, cırtlatmasın mı!!!!!!
Gözlerim çukurundan, aklım çanağından, ruhum canımdan, kelimelerim ağzımdan fırladı.
Ağır çekim bağırma konuşması: " Seennn neee yaaaptıııınnn?? Beeen ikiii aaaydııırr kolluyooordummm onuuu!! Gittiiiiiiiiiii, Örümmmcaaan gittiiii!!!"

Gidip bakamadım, alıp kaldıramadım, kara topraklara defnemedim... (ha bu arada ağır çekim bitmişti. Rahatlayın)
Kertenkelemize gelince, onu da birkaç kez ürkek bakışlarla aradım ama bulamadım. Belki de gitmiştir. Bütün kışı yalnız başına mı geçirir n'apar, n'eeder, ne yer ne içer bilmem. Salonda en son görüldüğü noktaya şişe kapağıyla su bıraktım. Biraz da imam bayıldı vardı; acık da tereyağlı pilav (yenisini yaptıydım da :p) "Bak annen senin için neler yaptı" diye gözyaşları içinde evden çıktım. 

(Bu fabl'da anlatılan olayların bir kısmı kurgu marifetiyle süslendirilmiş olup, karakterler gerçektir.)
La Fontene rahmet istedi. Amin.

12 yorum:

  1. Deli bacım benim, seviyom seni:))
    Var bizde de bir Sülümancık, kadrolu hem de. Her yaz mutfakta tesbit edemediğimiz bir noktadan boy gösterir, yakalayamadan şimşek hızıyla yokolur. Bir kez biz de kuyruk koparttık ama onardı namussuz. Yalnız çok fena cıykladı o zaman, kötü oldum inan, vicdan yaptım. İşin en komik yanı yılandan bile korkmayan oğlumun bunu görünce havalara zıplaması, üstelik adını da yanlış söylüyor garip: Mustafacık:))
    Örümcan için en içten başsağlığı dileklerimi sunup huzurdan ayrılıyorum...

    YanıtlaSil
  2. Sonuna kadar okuduğum belli olsun diye yazıyorum:)
    biraz İÇ bulandırdı ama keyifliydi..:)))Ben de cırtlatamıyorum da yakalıyabilirsem dışarı atıyorum,onlar da geri geliyordur herhalde:)
    sülümanlardan korkmuyorum,onlar benden korksun:)

    hayırlı kandiller

    YanıtlaSil
  3. Benim oğlum çok seviyor süleymancığı,- bunlar baba oğul eve bukalemun bile soktular bu arada-.
    Ben de korkmuyorum artık yani en azında eskisi gibi değilim:))

    YanıtlaSil
  4. Dayandım ve okudum :)

    Tazık olmuş örümcan'a...belki bi yerlerde yuvası, yuvasında da küçük örümcan ve örümsukarı vardır. Gelecek yaz ikinci kuşak örümcanlarla tanışırsınız :)
    sülümanlar içinse söyleyecek bişey bulamıyorum..bizim buralarda pek görükmüyor kendileri

    YanıtlaSil
  5. :) benim örümceklere alerjim var kaşındırıyorlar beni:(ama ben kıyamıyorum onları eldiven giyip sokağa atıyorum onlarda geri geliyor:D

    YanıtlaSil
  6. Terlikle cart olması da enteresandı..Sonuna kadar okudum, aferini hakettim galiba.Aman kafama terlik gelmesinde aferinden de vazgeçtim...
    Eğlenceliydi :)

    YanıtlaSil
  7. sen beni hep güldürüyorsun ya Allah!ta seni güldürsün

    YanıtlaSil
  8. Allah iyiliğini versin senin hem okudum hem güldüm:))
    Aradakileri atlamadım bu arada haberin ola:)
    Örümcana Allah rahmet eylesin belki yenisi gelir belli mi olur:)

    YanıtlaSil
  9. nasıl eğlendim okurken :)
    başın sağolsun mübarek günde öldüğüne sevin örümcanın, müge ablacım :)

    YanıtlaSil
  10. Bol hayvanli hasareli bir yaz geciriyorsun Esin'cigim. Bende bugun cocuklari hayvanat bahcesine goturecektim. Gitmeden once senin yaziyi okuyunca tam oldu:) Yarasalar kopekler kertenkeleler...Bir insan normal bir yasam suresince gece uyurken kac tane oruncek yutuyormus biliyor musun? Neyse vermiyim sayiyi simdi. Bana bu hayvan hikayesinde karakter benzetmeleri yaptin gibi geldi en sondaki notu okuyunca:)))

    YanıtlaSil
  11. ooo süper herkes eğlenmiş!!!
    hepinizi nasıl özlemişim!! anlatacak hayvan hikayesi de kalmadı.. acep karasineklerle ilgili mi yazsam?? yok ı ıhh, o iyice pis bir hikaye olur, hele de benim ağzımdan :)))))

    YanıtlaSil

hadi söyleyin bi şeyler :)